Haberler

15 Temmuz Gazileri Dursunbey’de O geceyi anlattı

Dursunbey 15 Temmuz hain darbe girişimin ikinci yıldönümünde binlerce vatandaş yeniden meydanlara indi. 15 Temmuz Gazilerinin de katıldığı kortej eşliğinde başlayan etkinlikler Belediye önünde sabah ezanına kadar devam etti.

16 Temmuz 2018 Saat: 14:50

15 Temmuz Demokrasi zaferi kapsamında Dursunbey Belediyesi tarafından organize edilen etkinlikler saat 21.00'de Kent meydanında başlayan kortej yürüyüşü ile başladı. Kent meydanında toplanan binlerce kişi mehteran eşliğinde yürürken, protokol üyeleri, siyasi partiler, Dernekler ve İstanbul’da 15 Temmuz gecesi gazi olan Üzeyir Cihan, Vahide Şefkatoğlu, Halil İbrahim Sağlık, Sadık Beder’de  korteje eşlik etti.
Ellerinde bayraklarla Demokrasi nöbetinin tutulacağı Belediye önüne geçen kalabalık meydanda bekleyen binlerce kişi tarafından karşılandı. Kuran-ı Kerin tilavetinin okunması ile başlayan Belediye önündeki Demokrasi nöbeti saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunması ile devam etti. Programın akışında Mehteran ekibi bir gösteri gerçekleştirdi. Dursunbey Kaymakam vekili Murat Atıcının konuşmasının ardından ise Dursunbey İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin hazırladığı tiyatro gösterisi izlenime sunuldu. Tiyatro gösteriminin ardından hain darbe girişimin esnasında Dursunbey'de yaşananları anlatan video izlenime sunuldu ve hemen ardından Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan sahneye çıkarak Dursunbeylilere hitap etti. Hainlerin vatanını sevenlerin gönül birliği sayesinde emellerine ulaşamadığını hatırlatan Başkan Bahçavan, Dursunbeylilerin de gözlerini kırpmadan o gece yollara düştüğünü söyledi.
Gecenin sunuculuğunu yapan Ali Öztürk’ün okuduğu şiirin ardından ise İstanbul’da o gece gazi olan Üzeyir Cihan, Vahide Şefkatoğlu, Halil İbrahim Sağlık, Sadık Beder sahneye gelerek o gece yaşadıklarını anlattılar. 15 Temmuz’da eşi şehit olan kendisi de gazi olan Vahide Şefkatoğlu yaptığı konuşmada; “Ogün evimizi boyamıştık. Akşamına bir yakınımdan darbe girişi olduğu haberini aldım ve eşimle birlikte hemen yollara düştük. Önce Dörtyol’a doğru gittik. Sonrasında, “Atışalanı’nda toplanılacak” dediler. Bir anda müthiş bir kalabalık oldu, bayraklardan her yer kıpkırmızıydı. Gençlerin Allahu Ekber sesleri kulağımızdaydı. O kadar kalabalıktık ki, “Allah’ın izniyle bu ülke yıkılmayacak. Ne kadar da çok imanlı gençlerimiz varmış” dedim. Eşimle Atışalanı’na gittik. Orada görevli biri, “Burayı koruma altına aldık, havalimanına gideceğiz” dedi. Ondan sonra oğlum karşı tarafa dayısının yanına, tankların olduğu yere geçti. Tekrar havalimanına doğru yürümeye başladık. Eşim, “Sen eve geç, yol çok uzun, yorulursun” dedi. “Hayır, bu yolda ölmek var, dönmek yok” dedim. Havalimanına doğru giderken yol ikiye ayrılıyordu. “Nereden gidelim” diye düşünürken, “Bariyerlerin altından geçer, otobandan gideriz” dedik. Oradan atlayıp geçtik ve 15-20 dakika yürüdük. Birden, “Ateş ediyorlar” diye bağırmaya başladılar. Tankın önünden ateş ediyorlardı, millet neye uğradığını şaşırdı. Herkes bir yerlere atlamaya başladı. Eşim, “Bariyerlerin üstünden atlayalım” dedi. “Kiloluyum atlayamam, sen atla ben alttan geçerim” dedim. Eşim bariyerlerin üstüne ayağını koydu, benim de elim alttaydı. Tank o an üzerimizden geçti. Sonrasında beni hastaneye kaldırmışlar. Kendime geldiğimde ilk sorduğum şey vatan oldu. Daha sonra ise eşimi sordum. Onun durumu senden daha da ağır dediler. Sonrasında öğrendim ki eşim şehit olmuş. Evet eşim şehit ben gazi oldum. Ne büyük bir şeref düşünebiliyormusunuz” dedi.
Gazilerin o gece yaşadıklarını anlattıkları konuşmaların ardından ise16 Temmuz Pazar gecesi saat 00.13'de ise tüm Türkiye'de olduğu gibi Dursunbey'de de tüm minarelerden eş zamanlı olarak salalar okundu. Tüyleri diken diken eden salanın ardından ise Dursunbey Müftülüğü görevlileri Kur'an-ı kerim tilaveti, kaside, ilahi, aşr-ı şerif ve mevlid programı gerçekleştirdiler. 

 

Yorum Yapmak için Tıklayınız.